16 Temmuz 2012 Pazartesi

Bilemedim..

Hak ettiğim her şeyi yaşamaktayım şimdilerde..
Tüm uçurumlardan bile bile atladım.
Sonumu hazırlamak yıkıcı bir durum.
Hiç kimsenin elinden tutamadım giderken;
Belki kimseyi yanımda götürmemek,
Belkide kimsenin bana yardım edemeyeceğini bildiğim içindi.
Kaybetmek en büyük sandığın acılardan bile daha can yakıcı,
Bilemedim..
Gülüşlerimin ardına saklanmış,
Tüm hüzünler, kabuk tutmasına izin vermiyor yaralarımın,
Yok olmamı istiyorlar çünkü.
Neden direndiğimi anlayamadım hala..
Yoğun bakımdaki hasta gibiyim,

Ölümüme kesin gözüyle bakıyorlar aslında,
Ama ben kimsenin bilmediği bir nedene tutunmuş gibi,
Zorluyorum herşeyi..
Oksijensiz kaldım epeydir.
Beynim tükendi;
Bulamıyorum doğru yolları..
Seçimlerimin hepsi çıkmaz sokaklardı.
Yalnız bıraktı gölgem dahi beni,
Karanlık odalarda çırpınışımda.
Panik yaptıkça daha çok acıyor canım sanki,
Tercih yapmalıyım belkide;
Çarpa çarpa iyileşmek mi?
Yoksa sakin bir şekilde,
Köşede beklemek mi kaçınılmaz olan sonumu..
Devamını Oku

6 Temmuz 2012 Cuma

Bir hayal kırıklığı kadar uzağında..

Herkesin sevdiğini hatırlayış yöntemi başkadır..
Kimi sözlerinde, melodisinde O'nu bulduğu şarkılarda arar sevdiğini,
Kimi okuduğu kitaplarda, O'na yazılmış küçük satırlarda..
Yöntem ne olursa olsun, amaç hep aynıdır aslında.
Geçmişte geçirilen o güzel hatıralar,
Silinmesinden, yok olmasından korktuğun o masum anılar..
Düştüğünüzü kabullenemezsin,
Hatta seni kaldırmadan, onun yola devam ettiğini hiç,
Hala burada, seninle birlikte olduğunu sandığın kişi,
Çok ileride, bambaşka hayatın,
Bambaşka kişinin baş kahramanıdır aslında..
Önce seni teselli için sorulan hal hatırlar yok olur,
Sonra telefon numaraları değişir..
Bunların nedenini anlayamazsın, yada anlamaktan korkarsın hep
Görmemek için kapatırsın eve kendini,
Çünkü görürsen bilirsin, anlarsın herşeyi,
Darmaduman olup, ayağa kalkamıyacağını..
Gerçeklerle yüzleşmekten ne zamana kadar kaçabilirsin?
Hiç bir zaman..
Sen gerçekleri kovalamayı bıraktığında,
Gerçekler seni kovalamaya başlar..
Yakaladığında ise; hep bildiğin ama bilmek istemediğin ne varsa öğretir sana..
Kendi kendine yarattığın o koca kahraman,
Ordadır aslında, bir hayal kırıklığı kadar uzağında..
Devamını Oku

16 Haziran 2012 Cumartesi

'Özledim' der sadece..

Gidişler yaralar en çok insanı,
Bir de aklından çıkaramadığın birinin, senin gülüşünü dahi hatırlamaması.
Alırsın O'nu hayatına, bir umut ve heyecanla.
Seversin, hemde öyle bir seversin ki kokusunu öpmek,
Gülüşünü yemek istersin adeta.
Sesi en sevdiğin müzik gibi sürekli kulaklarında,
Bakışı, bakmaya kıyamadığın, çok şey ifade eden tablolar gibi.
Kokusu mu? Hani anne kokusu başka ve özeldir ya, kimsede olmaz.
O'nun kokusuda işte öyle özeldir senin için.
Sen hiç sevdiğin kişinin tişörtünü isteyip, yastık kılıfı yaptın mı?
Ya da onunla ilk gittiğin sinemanın biletini bile saklayacak kadar değer verdin mi?
Eğer 'yaptımm!' diye bir ses yükseliyorsa içinde,
Demek ve anlatmak istediklerim seninde boğazında yumruk olacak.
Yatağından hiç çıkmadan günlerini geçirmek, ne demek bilir misin?
Yemek yiyemez, yanında kimseyi istemezsin.
Hatta pencerenden usulca girmeye çalışan güneşi bile.
O dönemde hiç bir şey sana iyi gelmez, gelemez.
Tek bir şey nefes aldırır sana tekrar,
Sadece tek bir şey gülümsetir o dudaklarını, kalbini.
Nasıl çaldığını bile unuttuğun o telefonun çalar ya hani,
Kısa süreli bir kalp sıkışması, nefes darlığı çekersin.
Kalbin pır pır atarken ekrana baktığında,
Bu sefer, bu sefer işte gerçekten arayan O'dur.
Açarsın ama konuşamazsın boğazındaki o koca yumruktan.
Uzatmak değildir zaten O'nun amacıda,
'Özledim' der sadece..
O küçücük kelime panzehir olur sana, ruhuna..
Gülümseme beliverir yüzünde,
Kalbin kanatlanıp ona uçmak ister adeta.
Ama bunlar milyonda bir gözüken mucizeler gibi,
Tabi hayat bu tarz mucizeler için fazla gerçek.
Gerçekler demişken; sonradan düşündüğünde gerçek olmasını istemeyeceğin,
Unutması zor şeyler yapmış olarak bulabilirsin kendini.
Mesela kapalı telefondaki 'Aradığınız kişiye şuan da...' diyen sesten, sende nefret ettin mi?
Ya da bir sapık gibi gizli numaradan arayarak sesini, nefesini dinledin mi?
Veya seni ağlatan ve her dinlemede O'nu anımsadığın bir şarkıyı,
Bir gece yarısı arayıp dinlettin mi?
'Böyle aptallıklar hiç yapmadım' diyorsan şanslısın demektir,
'Yapmam heralde, yapamam..' diyorsan yapmak üzere olabilirsin.
Ve tabiki 'Yaptım evet ama o an mantıklı geliyordu..' diyorsan sende bendensin.
Devamını Oku

13 Haziran 2012 Çarşamba

Peki, sen olsan ne yapardın?

Belki şimdi biri daha kavuştu sevdiğine,
Belki biri hala bekliyor O'nun aramasını,
Biri içinse her şey bitmiş,
Çıkarken kapamış aşkın kapısını usulca,
Yalnızlığın merhametine sığınarak..
Fotoğraflar, yazılan notlar çıkarılır gizlendikleri yerlerden bir bir.
Yüzleşmek zor olur ama, görmek ister mutlu olduğunu bir zamanlar.
Gözleri dolar önce,
Sonra gamzesi belirecek şekilde ufak ve masum bir gülümseme beliriverir.


İşte tam o anda duramaz yaşlar artık gözde,
Usulca intihar eder gamzelerine doğru.
Dayanamayıp dağıtır etrafı bir çırpıda,
Çünkü insan kendi dağınık olunca, etrafında düzenli hiç bir şey görmeye tahammül edemiyor.
Yorulup nefesi kesilince anlar ki,
Şimdiye kadar ki anıların ve acıların enkazı üstüne yıkılmış,
Geçmiş ve gelecek arasında sıkışır.
İki yol var bilir artık,
Ya herşeyi yakıp yıkacak, delil bırakmadan yok edecek,
Hiç bir şey olmamış gibi herkesi kandırdığını sanarak yaşıycak.
Ya da aksine her şeyi gözünün önünde bırakarak,
Unutmaya çabalamadan 'alışmaya' çalışacak.
Peki, sen olsan ne yapardın?

Devamını Oku

11 Haziran 2012 Pazartesi

Bir daha, bir daha..

Hiç aşık olduğunuz birinin sizden gidişini izlediniz mi?
Hayatta en çok  yıpratan şeylerden biridir.
O an hiç bir tepki veremez, öylece kalırsın.
Ne kal diyebilirsin ağız dolusu,
Ne de gitmemesi için ikna edebilirsin onu.
Söylenecek tüm sözcükler düğümlenir boğazında,
Sadece bakarsın arkasından.
Senden uzaklaşmasını izlerken öylece, dökülüverir, gözlerinde hazırda bekleyen yaşlar.
Sonra gözlerin kararır, etrafındakileri görmezsin.
Boşlukta yürür ayakların, beyninin kontrolünden çıkmış halde, kendi kendine hareket etmeye başlar.
Nereye gideceğini çok iyi biliyormuş gibi sanki.
Etrafında hep onunla yaşadığınız anılar canlanmaya başlar.
Bakarsın, her anıda bir yük yükleniverir omuzlarına,
Sonra bir daha, bir daha..
..ve ruhun kalıverir orada anılarınla.
Sen ise çaresizce bedenini alır gidersin, acılarıyla..
Devamını Oku