10 Ekim 2012 Çarşamba

"Seni hissedebiliyorum..."

Uykumda döndüm, sarılmak için elimi yana attım, ama boştu..
Bir anda sıçradım olduğum yerden ve gözlerimle odada O'nu aradım, yoktu...
Sonra hemen diğer odaları gezdim, orada, salondaydı.
Derin bir nefes aldım ve korkuyla atan kalbimin normale dönmesini bekledim.
"Yine kanepe de uyuya kalmış..."
Sürekli uyanıp O'nu kontrol etmek gibi bir alışkanlığım olmaya başladı.
Kaldırmaya kıyamadım, "Üzerine bir şeyler getirsem iyi olacak."
Bir yastık, birde pikeyle geri geldim.
Kafasını hafifçe kaldırarak, yastığı altına iliştirdim,
Ve yavaşça üzerini örttüm...
Tam dönüp gidecekken, arkama baktım.
Uyuyordu öylece, o kadar sevimliydi ki, baş ucuna oturup onu izlemekten kendimi alamadım.
Kirpikleri, burnu, dudakları...
Allah, özene bezene yaratmıştı sanki.
Ellerim saçlarına gitti istemeden, nasılda yumuşak...
Eğilip derin bir nefes aldım saç tellerinin arasında, ve bir öpücük kondurdum.
Bu koku tarif edilemez...
İçimden geçen dua, istemeden kulaklarımın duyacağı kadar sesli döküldü dudaklarımdan...
"Allah'ım, bu varlığı bana nasip ettiğin için, sana binlerce kez şükürler olsun."
Kalkıp yerime yattım sonra, O'nu düşünürken uyuya kalmışım.
Sabah yanıma uzandı ve bir öpücük kondurdu yanağıma.
Yüzümde bir gülümsemeyle araladım gözlerimi, karşımda O'nu görünce açıldı sonuna kadar.
Bir öpücükte ben kondurdum, baktım göz bebeklerine uzun uzun...
"Karnım çok acıktı, kahvaltı edecek miyiz?" diye sordu.
"Paşam ister de ben hazırlamaz mıyım?" dedim ve mutfağa geçtim.
Oda peşimde dolanıyor, çeşitli şirinlikler yapıyordu...
"Tut bakayım şu ekmekleri, masaya götür." dedim, sözümü ikiletmedi bile.
Sosis yemeği çok seviyor diye biraz kızarttım, nasıl da yiyor ballandıra ballandıra...
Bitirdikten sonra tabağını götürmesi yok mu, ısırasım geliyor.
"Ne yapalım bugün? Nereye gidelim?" diye sordum.
Hiç düşünmeden, "Sinemaa!" dedi.
Bende O'nu kırar mıyım hiç?
"Hazırlanmak için yirmi dakikan var, gecikirsen gitmeyiz ona göre." dedim.
Anında fırladı gitti, sanki gideceğimizden eminmiş gibi, hazırlamış her şeyini.
Film seçimini O'na bıraktım, nede olsa bugün O'nun günüydü.
Patlamış mısır olmadan izleyemiyor filmini, aldık O'na kadar, girdik salona.
Filmin başlamasına beş dakika kalmıştı ama mısırını neredeyse bitirecekti.
Neyse ki film başladı, O'nun her kahkahasında çocuklar kadar mutlu oluyordum.
Ve o an bir kez daha anladım ki;
Bu gülümse yüzünden hiç eksik olmasın diye, her şeyi yapabilirdim...
Ben böyle dalmış düşünürken, film bitivermiş.
Tabi dışarı çıktık, dondurma yemeden olur mu?
Oturduk bi' kafeye ve dondurmalarımızı afiyetle yedik.
"Saatte epey geç olmuş, kalkalım mı hadi?" dedim.
Gözlerimin içine baktı ve gülümseyerek kafasını salladı...
Eve vardığımızda yorulduğu çok belliydi, esnemeleri başlamıştı bile.
"Hadi, elini yüzünü bir yıka, sonra pijamalarını giy ve doğru yatağa." dedim.
Bende o arada üzerimi değiştirdim, koşarak yanıma geldi ve yatağa zıpladı.
Yanıma uzandı ve, "Bana sarılır mısın?" dedi.
"Tabi, gel buraya eşek sıpası seni." deyip sarmaladım sıkıca.

Sonra, yüzüme baktı, hüzünlüydü gözleri...
"Bana O'nu anlatır mısın?" dedi kısık bir sesle.
Gözlerim doldu birden, ne diyeceğimi, ne yapacağımı bilemedim o an.
Tekrar baktı gözlerime, "İstiyorum lütfen, bana O'ndan bahset anne." dedi.
O'nun gibi bakıyordu gözlerime, gözlerimden akan yaşları gizleyemedim.
Sesim başta çıkmadı ama, anlatmaya çalıştım gücümün yettiğince...
"O, severdi bizi, hemde çok. Gözlerin aynı O'na benziyor mesela, birde saçların..."
Gözüm komidinde duran resmine takıldı, hala bana aşık bakıyordu.
Gitmesi artık o kadar zoruma gitmiyordu da, O'ndan kalana O'nu anlatmak zor geliyordu işte.
Bir hafta sonra tam iki yıl olacaktı, O'nsuz geçen ikinci yılımız.
Ben o kadar derinlere dalmıştım ki, çıktığımda O çoktan uyumuştu...
Kendi kendime mırıldandım sonra,
"Gittin ama, bana bu güzelliği bıraktın. O'nu senin isminle çağırmak içimi sızlatıyor.
Ama ismini her seslenişim de, hala bizimle olduğunu hissedebiliyorum.
Bana böyle bir şey armağan ettiğin için teşekkür ederim..."
Birden belimde bir sıcaklık hissettim, bana sarıldığını hissedebiliyordum.
Göz yaşlarımı sildim ve arkama dönüp gülümsedim.
Burada olduğunu biliyorum, seni hissedebiliyorum...
Yine beni yalnız bırakmadın, geldiğine göre artık huzurla uyuyabilirim...
"İyi geceler kocacım, Seni hala ilk günkü kadar seviyorum..."



( Bu yazı tamamiyle hayal ürünüdür ve aynı zamanda benim en büyük korkularım arasında yer alıyor. Bunları yazmak benim için hiç kolay olmadı. Okuduğunuzda sizde en az benim kadar etkilenirsiniz umarım. Ve eklemek istediğin son bir şey daha var, "Allah bu hikayeyi kimseye yaşatmasın..." )

28 yorum:

Adsız dedi ki...

İçim bir garip oldu. Kimseye böylesini yaşatmasın Rabbim :(

Adsız dedi ki...

çok derin ve etkileyici..

Adsız dedi ki...

Yaşamadım ama yaşama korkusuyla göz yaşlarımı tutamadım yok böyle bişey, ellerine sağlık :(

Adsız dedi ki...

yüreğine sağlık çok güzel yazmışın,foto,da çok etkileyici,.

Adsız dedi ki...

Yaşandı ve yaşanıyor halâ :'(

Adsız dedi ki...

Ağladım resmen ve ben de bundan korktuğumu anladım..

Adsız dedi ki...

çok iyi

Adsız dedi ki...

Tüylerim ürperdi resmen...

Adsız dedi ki...

süper gözlerim doldu...

Adsız dedi ki...

Bu hıkayelerı bı kıtapta gormek ısterız :)

Adsiz dedi ki...

Kimbilir kac sehit cocugu bu durumda. Ha bide istemeye istemeye cocugunu babasiz birakan kadinlar..onlar ne dese acaba. Iyi anlatsan icinden gelmez. Kotu anlatamazsin vicdana sigmaz.

Adsız dedi ki...

yaz artık şu kitabı yaz!!!

Mehmet Tuna dedi ki...

Gerçekten çok güzek fakat o-resim arkada yatan adam
benim resmim gerçekten onu kim nerden bulmuş fotoşop yapmış yüz kafa kısmını arkadaşlar böyle izinsiz photoşop kullanmak benim fotomu montaj yapmanıza hiç ama hiç olmadı karım yok kızım yok öyle olmazki kısmetim zaten bozuk geldi gidiyor dergilerden alın kopyalayın lütfen..!

Mehmet Tuna dedi ki...

Çok güzel beğendim fakat o-arkada adam benim on yıl önce koltukta yanlız uyurken çocukların çektiği fotoğrafımın orda ne işi var photo şop yapmışlar dergilerden alıp yapsaydınız ya nelerle uğraştırıyorsunuz beni..üzmeyin değiştirin onu..?

Adsız dedi ki...

Yüreğine sağlık...Allah kimseye yaşatmasıın.

Seyma Uzlu dedi ki...

mahvettin beni. İçim sızladı, parçalandı tarifi yok.

Özge dedi ki...

Allah kimseye sevdiklerinin acısını göstermesin..

Merve dedi ki...

Gözlerim dolu dolu oldu böyle, bu nasıl bişey yaa :(

Adsız dedi ki...

Rabbim kimseye yasatmasin 3senedir bende babasizim.

Adsız dedi ki...

Gece gece hickirarak agladim ya cok etkilendim super yaziyorsun

Adsız dedi ki...

cok duygulandım.. ned diyeceğimi bilmiyorum. o kadar trajik bir o kadarda tutkulu bir aşk, müthişş bir yazı.

kimeanlatıyorum dedi ki...

Yüreğine sağlık başka ne denir ki, dediğin gibi Allah kimseye yaşatmasın böyle şeyi..

Funda Akdas dedi ki...

Ben çok ama inanılmaz zor ağlayan biriyim.. Ve gözlerim doldu.. Tebrik ediyorum gönülden... (;

nuray dedi ki...

bunu abimde yaşadım. Ama kimse yaşamasın.

Enes Aktas dedi ki...

Bir garip oldum o.O

Ebru dedi ki...

Bu ne ya oha o_O

Gürkan Korkmaz dedi ki...

Çok güzel ya :( çok çok

Adsız dedi ki...

:( :( :( :( suan gözyaşları içindeyim ve inanılmaz etkilendim..ALLAHım hiç kimseyi anasıyla babasıyla kocasıyla ve evlatlarıyla sınamasın..ALLAHım kimseyi hayat arkadaşından ayırmasın :( :( :( Aaamiiinnnnnnnnnnn İNNŞAALLAHHHHH

Yorum Gönder