2 Kasım 2012 Cuma

Belki bir gün...

Heyecan, sevgi, mutluluk, güven, kahkahalar ve tabi ki göz yaşları...
Sanırım hayatın kısa bir özetini çıkardım az önce.
Bu duyguları jeton gibi düşünelim şimdi, başımıza gelen iyi ve kötü olayları ise birer oyun...
Beklemediğimiz ama güzel bir sürpriz yaşadığımızda, 'heyecan' jetonumuzu harcarız.
Yabancı birini veya aileden birine bir şeyler hissedersek 'sevgi',
Önem verdiğin kişilerle yaşadığın anlarda 'mutluluk',
Genelde yorulduğunda ama bazen de kendinden fazla birine inanmak istediğinde 'güven',
Kendine yakın gördüğün samimi kişilerle yaptığın esprilerde veya şakalarda 'kahkahalar'
Ve tabi yine en çok değer verdiğin insanlar için döktüğün 'göz yaşları'...
Ama ya bu jetonlar sınırlıysa...
Hiç düşündünüz mü?
Yani bize söylemedikleri bir sayısı varsa her birinin ve biz onları boşa harcıyorsak...
Sanırım bunu ben yaşıyorum...
Meraklı bir yapım olduğu için bütün oyunları merak ettim,
Bir diğer kötü huyum ise inatçılık...
Yenemediğim oyunlarda tekrar ve tekrar başa sardım.
Ve hiç durmadan hepsini ardı ardına oynayarak, yoruldum...
Tam sıradaki oyuna geçecekken, kenarda hiç jetonumun kalmadığını fark ettim.

Yani hayatta bir çok duyguyu bir anda yaşamaya çalışarak,
Hem bedenimi, hem de ruhumu fazlasıyla yordum...
Şimdi beni hiç bir şey heyecanlandıramıyor,
Kimseyi gerçekten sevemiyorum,
Eskiden ufacık şeylerle bile mutlu olabilen ben, şimdi hiç bir şekilde mutluluğu tadamıyorum,
Tabi bir de bu var, ben kimseye gerçekten güvenemiyorum,
Hiç kimseye içten bir kahkaha atamıyorum mesela,
En kötüsü de, artık ben ağlayamıyorum...
En kötüsünü yaşıyorum, bedenim adeta ağlamam için yalvarıyor,
Ama ben kendimi kasarak bunu erteliyorum ve garip bir şekilde de başarıyorum...
Sanki bu ben değilmişim gibi geliyor bazen,
Ayna da sıkışıp kalan gerçek ben belki de, kim bilir...
İyi ama kimse bana bu jetonların sayılı olduğunu,
Daha kötüsü, bir gün biteceğini söylememişti ki...
Hayatıma giren kişilerle oynadığım bu oyunu kaybetmiştim ben,
Acımadan alıp gitmişlerdi bütün jetonlarımı...
Her birini tekrar bulup hesap sorsam neye yarayacaktı peki?
Hiç... Böyle yaşamayı öğrenecektim ama nasıl?
Duygularını kaybetmiş birini düşünün,
Tıpkı ruhsuz bir beden gibi,
Yalnızca oynanan oyunları dışarıdan izleyerek, bir gün bitmesini dileyen biri...
Mucizelere bile pek inanmam ama belki bir gün...
Haberim olmadan bir oyunu kazanmışımdır ve ödülüm verilir...
Belki bir gün, biri gelir ve benimle jetonlarını paylaşır,
Kim bilir işte, belki bir gün...

12 yorum:

Adsız dedi ki...

Mucize diye bişey var bence ve bi gün bizi de bulucak... harika bir yazı olmuş.

Adsız dedi ki...

o mucize şuan saklanıyor ne zaman da geleceğibellideğil ama çabuk gelseiyi olur biziyice mahvolmadan... eline sağlık :)

Adsız dedi ki...

Mucizeler biz inandigimiz surece hep vardirlar..

Adsız dedi ki...

ya sen bu blogu nasıl actın

Adsız dedi ki...

Harika Tek kelimeyle harika

Oğuz Alp dedi ki...

Umutlar, jetonlar gibi hiçbir zaman tükenmez:) Mucizeler beklenmedik anlarda gelirmiş...

Oğuz Alp dedi ki...

Yaşanmış bir hayatı tekrar hissederek sermişsiniz önümüze.. Yüreğinize sağlık. Umalım ki bir an önce gelsin hayattan bekledikleriniz...

Oğuz Alp dedi ki...

paylaşımlarınızı zevkle takip etmeye çalışacağım artık sizden habersiz kalmak istemem...

Adsız dedi ki...

Gerçekten çok iyi yazıyorsunuz bazen beni anlatıyormuşsun gibi geliyor :(

Adsız dedi ki...

Bunu gerçekten yaşadım kendime anlam veremeden yaşadım tepkisiz kaldım her şeye ama o bir gün geliyor taşlar tekrar yerine oturuyor. Yazınızı okuyunca bir zamanlar ki kendimi gördüm çok güzel yazılar...

Adsız dedi ki...

SÜPERSİN DEVAMINI BEKLERİM.

Adsız dedi ki...

sen bi harikasııın dostuuuum..

Yorum Gönder