19 Temmuz 2012 Perşembe

'Alışmak' ve 'Unutmak'

Müziği son ses vererek kulaklarıma, başka bir evreni zorluyorum,
Başarabilir miyim? diye bir soru yok aklımda, başarmalıyım..
Radyoyla da anlaşma yapılmış gibi sanki, hep O'na gidiyor parçalar,
"Dur!" demeye çalıştıkça, "Koş!" anlıyor sanki..
Bende kalması için zorladıkça, koşuyor her şey, her şeyim..
Yok olmasından, silinmesinden korktuğum ne varsa imha ettim..
Telefon numaraları, resimler..
Sahi ne çok meşgul ediyormuşsun telefonumu, şimdi anlıyorum..
Her şeyi yok etme isteğim bu defa acı çekmek veya çektirmek için değil,
'Alışmak' ve 'Unutmak' için..
Sen benden çok öndeyken, ben hala geride kalan hayaline bakacağım biliyorum..
Her arkama baktığımda, başka bir duvara toslayacağım,


Çünkü, arkamda duran 'sen' ve 'ben' biz olamıycaz tekrar,
Yeni yeni anlıyorum, aptallığıma ver..
Sesli söylenmeyen herşeyi yok sayıyorum, belkide kabullenmekten korkuyorum..
Şimdi ise her şey inadına yapar gibi, feryat figan bağırıyor karşımda,
Geçmişim, geleceğim, aynalar, sen ve en sonunda da ben..
En son olarak da..
Hayallerimi nereye gömsem, bilemiyorum..
Elimde kürek dolanıyorum,
Hala onları gömmek için güzel bir yer arıyor olmak, garip değil mi?
Senin bir çırpıda atıverdiğin, önemsemediğin geçmişi, geçmişimizi..
Ben kıyamayıp, ellerimde ordan oraya dolandırıyorum..
"Hah! Burası iyi gibi.." diyorum, tam eğilip gömücekken yine bin bir bahaneyle,
Kalkıyorum dizlerimin üzerinden..
Şimdi anladım nereye gömmem gerektiğini,
Anladım nereye gömersem, bir daha asla gelmeyeceğini..
Senden biraz kopya çektim ama ne olur kızma olur mu?
Kalbimden en uzak olabilecek yere gömüyorum şimdi seni,
Beynime..
Hiç acele etmeden, önce geçmişimi, sonra geleceğe dair tüm hayallerimi..
Devamını Oku

17 Temmuz 2012 Salı

Hayalimdeki evimiz..

Aynı evde yaşamak istediğim biri var,
Televizyon karşısında şirin bir kanepemiz, üzerinde de tabi ki biz.
Kumanda savaşına gerek yok, ben zaten kumanda elimdeyken fazlaca sıkılıyorum.
Ama tabi televizyona dalıp benimle ilgilenmeyi unutursan,
Sonrasında ağır bir trip seni bekliyor olacak sevgilim.
Sehpaya ayaklarını uzatabilirsin, hatta bundan bende hoşlanırım.
Diş macununu ortadan sıkabilirsin, üşenmeden tekrar eski haline getirebilirim.
İşten geldiğinde kirli çoraplarını sepete at diye tutturarakta bunaltmam,
Eğilip almak çok mu zor yani.
Dışarıda yemek yemek zorunda  da değiliz ayrıca,
Hem ben zaten başkasının yaptığı yemekleri yemekten pek hoşlanmıyorum.
Sofra kurarken illa bana yardım et diye tutturmam,
Beni izlerken o sofrayı kurmakta gayet güzel olurdu.
Yemek yerken muhabbet edelim ama bak gözlerime arada, gülümse dudaklarıma..
"Günün nasıl geçti hayatım?" diye sor yine,
Ben anlatmaya başlayayım, sende hiç sıkılmadan öylece beni dinle.
Sözümü bitirdiğimde, dudaklarıma dalmış gözlerini yakalayıp gülümsemeyi seviyorum.
Çok konuştuğumda, dudaklarımdan öperek susturur musun beni?
Sonra tabi utanıp "Yemeğin bittiyse kaldırayım mı?" diyerek bende konuyu değiştiririm.
"Yardım et!" diye canda sıkmam ayrıca, aksine,
"Sen geç otur hayatım ben hemen geliyorum." diyebilirim.

Mutfağı yerleştirdikten sonra, elimde tatlılarımızla gelirim yanına.
En sevdiğin tatlı "kaymaklı ekmek kadayıfı" hemde bol kaymaklı, unutmadım.
Normalde çatalla yensede, sen kaşıkla yemeği seviyorsun, bunu da biliyorum.
Bitirdikten sonra ağzının kenarında kalan kaymağı silmeyi seviyorum, hemde her defasında.
Güzel bir film bulalalım mı?
Seninle film izlemeyi özledim.
Romantik, şöyle buram buram aşk kokan bir film iyi olmaz mı sencede?
Oradaki çocukla da seni kıyaslamam, hoş kıyaslasam sen yine en iyisi olurdun gözümde.
Filmin yarısında sızarsın yine.
Bende filmi yorumlarken fark ederim uyuyakaldığını ama inan hiç kızmam,
Hatta filmi kapar seni izlemeye başlarım.
Biraz geçtiğinde de sanki film yeni bitmiş gibi, uyandırırım seni.
"Pardon bitanem ya uyuyakalmışım, film nasıldı?" diye sorduğunda.
"İyiki uyumuşun hayatım, kötüydü zaten, bende sıkıldım kapadım." diyerek rahatlatarım seni.
Yatağa geçtiğimizde sağ taraf her zamanki gibi benim, sol senin,
Üşüyorsan soğuk ayaklarını ayaklarıma deydirebilirsin,
Ama lütfen sırtını dönerek uyuma olur mu?
Yüzüme bakarken gülümsesin dudakların ve öyle dal rüyana.
Ama ben hala seni izlemeye devam edeyim.
Bütün bunları bana daha fazla aşık ol diye yapıyor olabilirim.
İşe yarıyorsa sonsuza kadar benimle yaşayabilirsin, hiç şikayetçi olmam.
Ama yaramıyorsa bile yarıyormuş gibi yapıp, yanımda kal olur mu?

Devamını Oku

16 Temmuz 2012 Pazartesi

Bilemedim..

Hak ettiğim her şeyi yaşamaktayım şimdilerde..
Tüm uçurumlardan bile bile atladım.
Sonumu hazırlamak yıkıcı bir durum.
Hiç kimsenin elinden tutamadım giderken;
Belki kimseyi yanımda götürmemek,
Belkide kimsenin bana yardım edemeyeceğini bildiğim içindi.
Kaybetmek en büyük sandığın acılardan bile daha can yakıcı,
Bilemedim..
Gülüşlerimin ardına saklanmış,
Tüm hüzünler, kabuk tutmasına izin vermiyor yaralarımın,
Yok olmamı istiyorlar çünkü.
Neden direndiğimi anlayamadım hala..
Yoğun bakımdaki hasta gibiyim,

Ölümüme kesin gözüyle bakıyorlar aslında,
Ama ben kimsenin bilmediği bir nedene tutunmuş gibi,
Zorluyorum herşeyi..
Oksijensiz kaldım epeydir.
Beynim tükendi;
Bulamıyorum doğru yolları..
Seçimlerimin hepsi çıkmaz sokaklardı.
Yalnız bıraktı gölgem dahi beni,
Karanlık odalarda çırpınışımda.
Panik yaptıkça daha çok acıyor canım sanki,
Tercih yapmalıyım belkide;
Çarpa çarpa iyileşmek mi?
Yoksa sakin bir şekilde,
Köşede beklemek mi kaçınılmaz olan sonumu..
Devamını Oku

6 Temmuz 2012 Cuma

Bir hayal kırıklığı kadar uzağında..

Herkesin sevdiğini hatırlayış yöntemi başkadır..
Kimi sözlerinde, melodisinde O'nu bulduğu şarkılarda arar sevdiğini,
Kimi okuduğu kitaplarda, O'na yazılmış küçük satırlarda..
Yöntem ne olursa olsun, amaç hep aynıdır aslında.
Geçmişte geçirilen o güzel hatıralar,
Silinmesinden, yok olmasından korktuğun o masum anılar..
Düştüğünüzü kabullenemezsin,
Hatta seni kaldırmadan, onun yola devam ettiğini hiç,
Hala burada, seninle birlikte olduğunu sandığın kişi,
Çok ileride, bambaşka hayatın,
Bambaşka kişinin baş kahramanıdır aslında..
Önce seni teselli için sorulan hal hatırlar yok olur,
Sonra telefon numaraları değişir..
Bunların nedenini anlayamazsın, yada anlamaktan korkarsın hep
Görmemek için kapatırsın eve kendini,
Çünkü görürsen bilirsin, anlarsın herşeyi,
Darmaduman olup, ayağa kalkamıyacağını..
Gerçeklerle yüzleşmekten ne zamana kadar kaçabilirsin?
Hiç bir zaman..
Sen gerçekleri kovalamayı bıraktığında,
Gerçekler seni kovalamaya başlar..
Yakaladığında ise; hep bildiğin ama bilmek istemediğin ne varsa öğretir sana..
Kendi kendine yarattığın o koca kahraman,
Ordadır aslında, bir hayal kırıklığı kadar uzağında..
Devamını Oku

16 Haziran 2012 Cumartesi

'Özledim' der sadece..

Gidişler yaralar en çok insanı,
Bir de aklından çıkaramadığın birinin, senin gülüşünü dahi hatırlamaması.
Alırsın O'nu hayatına, bir umut ve heyecanla.
Seversin, hemde öyle bir seversin ki kokusunu öpmek,
Gülüşünü yemek istersin adeta.
Sesi en sevdiğin müzik gibi sürekli kulaklarında,
Bakışı, bakmaya kıyamadığın, çok şey ifade eden tablolar gibi.
Kokusu mu? Hani anne kokusu başka ve özeldir ya, kimsede olmaz.
O'nun kokusuda işte öyle özeldir senin için.
Sen hiç sevdiğin kişinin tişörtünü isteyip, yastık kılıfı yaptın mı?
Ya da onunla ilk gittiğin sinemanın biletini bile saklayacak kadar değer verdin mi?
Eğer 'yaptımm!' diye bir ses yükseliyorsa içinde,
Demek ve anlatmak istediklerim seninde boğazında yumruk olacak.
Yatağından hiç çıkmadan günlerini geçirmek, ne demek bilir misin?
Yemek yiyemez, yanında kimseyi istemezsin.
Hatta pencerenden usulca girmeye çalışan güneşi bile.
O dönemde hiç bir şey sana iyi gelmez, gelemez.
Tek bir şey nefes aldırır sana tekrar,
Sadece tek bir şey gülümsetir o dudaklarını, kalbini.
Nasıl çaldığını bile unuttuğun o telefonun çalar ya hani,
Kısa süreli bir kalp sıkışması, nefes darlığı çekersin.
Kalbin pır pır atarken ekrana baktığında,
Bu sefer, bu sefer işte gerçekten arayan O'dur.
Açarsın ama konuşamazsın boğazındaki o koca yumruktan.
Uzatmak değildir zaten O'nun amacıda,
'Özledim' der sadece..
O küçücük kelime panzehir olur sana, ruhuna..
Gülümseme beliverir yüzünde,
Kalbin kanatlanıp ona uçmak ister adeta.
Ama bunlar milyonda bir gözüken mucizeler gibi,
Tabi hayat bu tarz mucizeler için fazla gerçek.
Gerçekler demişken; sonradan düşündüğünde gerçek olmasını istemeyeceğin,
Unutması zor şeyler yapmış olarak bulabilirsin kendini.
Mesela kapalı telefondaki 'Aradığınız kişiye şuan da...' diyen sesten, sende nefret ettin mi?
Ya da bir sapık gibi gizli numaradan arayarak sesini, nefesini dinledin mi?
Veya seni ağlatan ve her dinlemede O'nu anımsadığın bir şarkıyı,
Bir gece yarısı arayıp dinlettin mi?
'Böyle aptallıklar hiç yapmadım' diyorsan şanslısın demektir,
'Yapmam heralde, yapamam..' diyorsan yapmak üzere olabilirsin.
Ve tabiki 'Yaptım evet ama o an mantıklı geliyordu..' diyorsan sende bendensin.
Devamını Oku