17 Haziran 2015 Çarşamba

Öğrendim...

Üzgün müyüm, bilmiyorum...
İçimde kırılmış bir parça var.
Hareket ettikçe kanıyorum.
Belirsizlikmiş insanı çürüten, anladım...
Umut etmeye çalıştıkça kendimde kayboluyorum.
Bacaklar değilmiş, bedende en yorulan yer.
Kalpmiş, anladım...
Ve bu organımı nasıl dinlendireceğimi hiç bilmiyorum...
İki kişi çıktığın yolda tek kalmak nasıl bir duygu,
Öğrendim...
Yalnızlığın gerçek anlamını öğrendim mesela,
Mutsuzluğun tanımını...
Kendine olan saygını kaybetmemek gerekiyormuş mesela.
Kim için, ne için olursa olsun...
Seni sen yapan şeylerden vazgeçmemeliymişsin bir kişi uğruna,
Kendini sevmeliymişsin önce.
Gözünden, saçından, fiziğinden çok,
Kusurlarını...
Kendi eksiklerini seversen eğer, başkası da severmiş onları,
Öğrendim...
Daha fazla saygı duymalısın kendine ki;
Gelecek kişinin başka şansı kalmasın...
Bir de mutluluğu şartlamamak, birilerine adamamak gerekiyormuş,
Bak bunu da çok geç öğrendim...
insan önce kendiyle mutlu olmalı,
Kendiyle evlenmeli, kendine katlanmalıymış.
İşte o zaman gelen kişinin başka şansı kalmazmış...
Olmayan şeyleri zorlamamalı,
Gitmesi gereken kim varsa, vedalaşmalı,
Kendine veda etmeden, onu üzen ne varsa uzaklaşmalıymış...
Öğrendim...
Ben, bugün biraz daha büyüdüm...
Kendimi tanıdım...
İsteklerimi öğrendim...
Benim değerimi düşürenleri, ardımda bıraktım...
Ve yeni hayatıma, verdiğim kararlarla bir adım attım...
Teşekkür ederim hatalarım...
Siz olmasaydınız, ben büyüyemezdim.
Teşekkür ederim...

2 yorum:

Fatih Yılmaz dedi ki...

Yazılanlarla düşüncelerimin kesiştiği noktaları yakalıyorum her daim , hoş oluyor . Üzüntüye tek yumruk atanın ben olmadığını bilmek ise paha piçilemez . Yüreğine sağlık :)

Adsız dedi ki...

hoşgeldin...

Yorum Gönder